Ağustos

Latince. İsim

- Jülyen takvime göre yılın altıncı, Gregoryen takvime göre ise sekizinci ayı . Örnek: "1 Ağustos 2008, 2 Ağustos 2008, 3 Ağustos 2008..."

M.Ö 63 - M.S 14 yılları arasında yaşamış olan Augustus Ceasar, selefi olan Julius Ceasar'dan sonra en bi' kral Roma İmparatoru olarak tarihe geçmiş bir kişiliktir. Öyle ki Jülyen takviminde Quintilis ayını Julius (İngilizce'ye July diye geçmiştir) yapmayı akıl eden Senato, Sextilis (Altıncı) ayının adını, bu ayda ölen Augustus'u yedi iklim dört bucakta, sonsuza kadar yaşatmak için değiştirmiş, bildiğimiz Ağustos yapmıştır.

Augustus, Pax Romana denilen Roma Barışı'nı tesis eden imparatordur. Peki nedir bu Pax Romana? Şudur: Her yeri tamamen fethet, tüm düşmanlarını öldür, taş üstünde taş koyma ki dünyaya barış gelsin! Roma usülüne göre barışı temin etmenin daha farklı bir yolunu beklemek kurda kuzu emanet etmek değildir de nedir sevgili barışseverler?

Bu barışın günümüzdeki uyarlaması, 1898 Amerika- İspanya Savaşı'ndan sonra şekillenen, II. Dünya Savaşı sonunda belirginleşen ve Sovyetlerin yıkılmasıyla gerçekleşen Pax Americana'dır. El Kaide gibi terör örgütleri, bunlara yönelik Terörle Savaş politikaları, Wolfowitz Doktrini, Mezopotamya'ya huzur getirecek Büyük Ortadoğu Projesi, Ilımlı İslam vb. Amerikan İmparatorluğu'nun temini ve bekâsına yönelik fikri, siyasi,ekonomik ve kültürel meşrulaştırma mekanizmalarından başka bir şey değildir.

"Türkiye'deki gündem kafamızı karıştırdı, şöyle bir izahat geçsene" diyen okuyuculara, karşılarına çıkan her gelişmeyi Pax Americana ile ölçmelerini tavsiye ediyoruz. Nasıl mı yapacaksınız bunu? Gündemi meşgul eden bir gelişmeyi alın, kendinize "Bu gelişme Pax Americana'ya yarıyor mu yaramıyor mu?" diye sorun. Sahi, bugün Pax Americana için ne yaptınız sevgili müminler?

Augustus'a dönecek olursak; bir liderin adının şöylesi sıcak aylardan birisine verilmiş olması dünya üzerinde doğmuş ve doğacak bütün kralları, kraliçeleri, başbakanları, yanbakanları, muhtar ve ihtiyar heyetlerini kıskandıracak bir durumdur.

Ancak o kadar da çaresiz değiliz sayın Ağustos böcekleri! Zira bizim de ay adı olma konusunda iddialı, Pax Ottoman desenli, kapı gibi bir başbakanımız var: Recep Tayyip Erdoğan!

Şimdi bu adı böyle, bu konunun içinde görünce irkildiniz değil mi sayın yüzde kırkyedi? Açıkçası benim tüylerim diken diken oldu. Zira şu anda içinde bulunduğumuz ay, Hicri takvime göre recep ayıdır! Yani, onların Augustus'u varsa, Müslümanların da Recep'i var! (Arapça'da Receb diye geçiyor ama olsun)

Peki neden bir adım ileri gidip, "recep, şaban, ramazan" diye anılan mübarek üç ayları "recep, tayyip, erdoğan" olarak anmayalım? Halihazırda Anayasa Mahkemesi kapatma kararı vermemişken, bir kaç gün içinde gireceğimiz şaban ayını tayyip ayına çevirirsek; hem bu ulu kişiliği nesiller boyunca anmış, hem de pis-Pagan-putperest Romalılar'dan intikam almış olmaz mıyız? Bence oluruz. Bu konuda hakkında Pax Americana gözünden bir kez daha düşünün derim.

Önümüzdeki erdoğan ayında, minareler arasına asılan mahyalarda "Hoşgeldin ya erdoğan" ve "11 ayın sultanı erdoğan" yazılarını görmek istediğimizi Diyanet İşleri'ne iletmek istiyoruz. (Diyanet İşleri'ne dilekçe ile mi başvurmak gerekir, yoksa dua ile mi? Ya da daha temeli; Diyanet midir, Din-ayet mi?)

Bu sıcak, tatil ayı maddesini bir fıkrayla bitirmeye ne dersiniz sayın konseyi üyeleri?

Kocadan yana hiç şansı olmadığını söyleyen kadına, oğlu itiraz edince kadın bir "ah" çekip:
"Hiç şansım olmadı ya evladım" der,
"Ali ,Veli, üç de ondan evveli, Recep ,Tayyip, Erdoğan, bir de rahmetli baban. Ah, ah, şu dünyada koca mı gördü anan!"

1 yorum:

Anonim dedi ki...

ağustos böceği olup şarkısöleyip hamakta yatmak istiyorum ben mesela