Martı

İtalyanca (martin). İsim

1- Martıgillerden, çoğu beyaz renkte, bazıları griye çalan, eti yenmez, sütü içilmez, adam olmaz, serseri, çığırtkan, yüzücü, perde ayaklı deniz kuşlarının ortak adı(Larus).Örnek:
"-Eminönü'nde 1 liraya tavuk döner yiyelim mi?
-Martı döner demek istedin sanırım. Hahaha.
"

2- Hırpalanası, dövülesi, sevilesi, öpülesi, övülesi, gömülesi şerefsizlere verilmesi gereken ortak isim. Örnek: "İngiliz zabiti Martı Canıtın Livingston, Kadıköy'ün haşin külhanbeyi martısı Canatan'dan yediği Osmanlı tokadının ardından, İşgal Kuvvetleri'nin karargâhındaki odasına kapanıp günlerce çığlık ata ata ağladı.

Şimdi Martin Mystere'in gizemli martı anlamına geldiğini anladıktan sonra, bu martı işinin bokunun çıktığını ifade etmek istiyorum. Böylesi piiiis, aşşağılıık, şerrrefsiz bir hayvan var mı ola yeryüzünde de herhangi bir boka bulaşmamış olsun! Ancak öte yandan da martılar yer seçme konusunda iyilerdir. Bir yere gittiğiniz etrafınıza şöyle bir bakın, eğer martı varsa güzel bir yerdir orası (Ümraniye çöplüğü olsa bile!)

İkizler burcu en şerefsiz burç ise, martı da en şerefsiz kuştur sayın Canıtınzedeler! Deniz kuşu olarak kabul edilmelerine rağmen, her yerde çoğalabilir, alakasız muhitlerde bile boy gösterip "Kra!Kra!" çığlıkları atabilir, sokak kedileri için bırakılan kuru mamaları ve hatta spagettileri çalabilirler. (Kadıköy Rıhtım'ın ara sokaklarının birinde, bir martının köpüklü market tabağına bırakılan bir tomar spagettiyi kapıp sokağın ortasında yiyişine bu gözlerle şehadet edilmiştir. Ancak hangi zihniyetin sokak kedilerine makarna servisi yaptığı ise ayrı bir tartışma konusudur.)

Martılarla olan meselemden dolayı insanlar sık sık "Neden martı?" diye soruyorlar bana. Onlara, "Neden kedi? Neden köpek? Neden iguana?" diyerek yanıt vermek istiyorum sayın hayvan'saver'lar! Martı candır, canandır, canatandır, "köprüüstü cam cam"dır. Eğri bir burnu, bed bir sesi, oynak bir ruh hali olsa da havada onlar gibi asılı kalan bir başka kuş daha gördünüz mü? Martı gökyüzünde hem uçaktır hem helikopter hem de zeplin. Buna amfibik bir canlı olmasını da eklersek, havada, karada, denizde aynı anda yaşayabilen kaç şerefsiz tanıyorsunuz?

İşte bu nedenden dolayı Transandantal Martı Dövme Siporu, Olimpiyatlara dahil edilmelidir! Şimdi gençler sokak aralarında martı döveceklerine, sipor salonlarında ve hakemlerin gözetimindeki resmi müsakabalarda martı dövseler daha iyi olmaz mı? Martı dövme siporundan bihaber olan cahil cühelaya ise burada sadece tek kelimelik bir yanıt vereceğim: "Kra!" Hatta hepinize kra ulan!

Bu martıyı, pardon maddeyi, bir zamanlar yazmış olduğum naçizane dizelerle bitirmek istiyorum. Yoksa martı maddesi benim için tüm hayatım boyunca sürecek bir boktur.

Çift Okey

Böyle oluyor bazen hayatta;
çift
okeye dönerken
sen,
el
bitiveriyor birileri.

Hani bazen
çok geliyorlar.
O kadar çok geliyorlar ki;
çorapları sündüresim,
martıları dövesim,
hep çift okeye dönesim
geliyor.

1 yorum:

Anonim dedi ki...

şimdiii martı başlığında bu şarkıdan bahsetmemek olmaz dedim kendimce. zira çok severim bu şarkıyı..

Küçük bir marti bu Jonathan
Küçük bir marti o kadar
Uçmak istiyordu Jonathan
Uçmak istiyordu ama farkli
Jonathan

Birgün çok yüksege çikti Jonathan
Bulutlara degdi kanadi
Ve kendini denize birakti
Ve kendini birakti